Üst Reklam

The Addams Family

Gizem Cürdaneli

Gizem Cürdaneli

The Addams Family

  • 12 Aralık 2019, Perşembe 21:26

Merhaba,

Yine uzun bir ara, hatta bu sefer fazla uzun bir duraksama oldu yazılarda biliyorum. Ancak fark ettim ki yaptığım film analizleriyle paralel çıkarımlarda götürmüş olmuşum kendi yaşantımı da zamanla. Gökkuşağının Altında Bir Yerde’nin arkasından örneğin, hayal ettiklerim için uzağa değil kendi arka bahçeme bakmayı seçtim. Düşlerim için düşlediklerimi de yanıma alarak kişisel uğraşlarımla vaktimi doldurduğum aylarla geldim yılın sonuna. Sonrası için de yepyeni bir analiz filmi seçtim: Alıştığımız modernizmin sınırlarından ve anlayışından uzak yaşantılarıyla yarı korkutucu, yarı eğlenceli bir ailenin öyküsü, The Addams Family.

Orijinal hikayesi 1938 yılında Charles Addams’ın The New Yorker gazetesindeki karikatürleriyle başlayan The Addams Family, yalnızca şu sıralar vizyona girmiş animasyon filmiyle değil, aynı zamanda önceki uyarlamalarıyla gönlümde taht kurmuş hikayelerden biri olması sebebiyle de tercihim oldu. Daha önce 1968 yılında televizyon dizisi halinde ekranlara yansıyan bu klasik, 1991 ve 1993’te iki ayrı filmle beyaz perdeye aktarılmıştı. Güncel animasyon filmini yeni izlemiş biri olarak, filmde bu sıradışı ailenin ortaya çıkış hikayesinin ve karakterlerin genel profillerinin, aşina olanların hemen hatırlayacağı şekilde belirgin öğelerle ekrana yansıtıldığını söyleyebilirim. Aileyle ilk kez tanışma fırsatı bulanlar için çok yerinde bir açılış sahnesi (mezarlıkta yapılan düğün) ve başlangıç diyaloglarıyla temellendirilen film, sosyal medya gibi unsurlarla harmanlanarak günümüzün şartlarına uyarlanmış bir yapıda ilerlemeye devam ediyor. Kurgusu itibariyle karakterlere dair yeni şeyler eklemekten biraz uzak ve mizahi dilden zayıf bulmuş olsam da,çocukların ve animasyon severlerin beğeneceğini düşündüğüm bu film özelinde benim söylemek istediklerim-özellikle spoiler yemek istemeyenler için belirteceğim- senaryoyu ve aile üyelerini uzun uzadıya anlatmak yerineyine onlar aracılığıyla aktarılan ve bu sefer çok da kapalı olmayan alt metni ve göndermeleri işlemekten ibaret olacak.

 

They're creepy and they're kooky/ Onlar ürpertici ve tuhaf
Mysterious and spooky  / Gizemli ve ürkütücü

They're all together ooky  / Hepsi fazlasıyla sevimsiz
The Addams Family / Addams Ailesi

Their house is a museum / Evleri bir müze
When people come to see-em / İnsanlar onları ziyarete geldiklerinde

They really are a scre-am / Gerçekten çok komikler
The Addams Family / Addams Ailesi

 

Yukarıda geçen Vic Mizzy imzalı The Addams Family dizisinin jenerik müziği sözleri, karakterlerin bilindik pozitif sıfatların ve yüceltilmiş değerlerin aksi yönde çizdiği portreyi gözler önüne serer nitelikte. Aileninyaşadıkları yerden giyim tarzlarına, davranışlarından diyaloglarına içinde bulundukları sosyal düzenin normlarınca alışılmışın dışında olmaları bu portrenin oluşmasında en büyük etken. Kentsel yerleşiminkıyısında terk edilmiş bir akıl hastahanesinden restore edilmiş gotik bir şatoda ikamet etmeleri,çocukları Wednesday ve Pugsley’yi başlangıçta örgün eğitimi dışında yetiştirmek istemeleri gibi mevcut düzenden kopuk tutumlarıylaçevrelerince sevilmeyen bir aile Morticia ve Gomez’inkisi. Bunlara bir de ev hayvanı olarak arslan beslemeleri gibi toplumca tehlikeli ve sağlıksız nitelendirilebilecek yaklaşımları eklenince ortaya oldukça ürkütücü bir tablo çıkıyor.Ancak hikayeyi inceledikçe görüyoruz ki, Addams ailesinin toplumdan izole yaşantısı aslında yalnızca onların tercihleri sebebiyle gerçekleşmiş değil. Uyum sağlamakta zorlandıkları modern yaşamın karşısında kendilerince tutundukları değerleri sürdürmeleri sonucunda toplum dışına itilmeye mecbur bırakılmış olmaları da söz konusu. Söz gelimi kendi içlerindeki ilişki dinamiklerine bakacak olursak, birbirlerine yansıttıkları sevgileri, bağlı kalmayı sürdürdükleri aile ve akrabalık örgüleri ilekaranlık taraftaki antagonist profillerden de uzaklar. Yapımlarda yer yer mizahi yolladeğinilen farklı etik algıları örneğin, zarar verici ve kötümcül davranışlarının birer güzellemesi değiller. Kaba olarak tabir edilebilecek bazı söylemlerinin (“Tüm misafirlerimiz bizi davetimize katılmakla tehdit ediyor”) altında dürüst bir dilin dışavurumu, harap edilmiş görüntüdeki eski ve gotik eşyalarla süslü evlerini düzenli olaraktozlandırmalarının altında hatıralarına duygukları saygının ve gösterişten uzak bir yaşantının simgeleştirilmesi yatıyor. Bunlar gibi modern yaşamın bodrum katında gizlenen hem dilde hem de materyal kültürde sürdürdüğümüz iki yüzlülüklerin eleştirisi, elbette ki karakterler tarafından bizlere uç noktalarda ve ironiyle bezenmiş şekilde aksettiriliyor.

 

Öteki yapımlarının aksine The Addams Family’nin animasyon uyarlamasında neredeyse gözümüze sokulan bir diğer temaysa popülizm eleştirisi. Assimilation (assimilasyon) isimli kasabada yaşayan Addams ailesinin bir türlü topluma karışamamasının gerekçesi olarak filmde ısrarla “diğerlerinden” farklı olmaları vurgulanıyorve film marjinalliği yücelterek herkesin kendi gibi olması gerektiği mesajını hem sahnelere yedirilmiş şarkılarla hem de diyaloglarla izleyiciye lanse ediyor. Arkadaşına kullandığı “Popüler olan geçicidir” sloganıyla ona gerekirse sıradışı ancak özgün olmanın uzun vadede daha avantajlıolduğunu öğütleyen Wednesday’in, okul kızları arasında moda olan pembe ve kendi deyimiyle grotesk tarzda sıradan bir tokayı takarak eve gelmesiyle annesi Morticia’yı dehşete düşürmesi, günümüzün alış-veriş kültüründe dayatılan tekdüze tüketime de bir gönderme aynı zamanda.

 

Ne var ki, filmde popüler kültür üzerinden yürüyen eleştiri alt metninin orijinal dizi ve film yapımlarının aksine abartılarak sunulması, ilk olarak bahsettiğim sosyal yapıya dair diğer çarpıcı göndermeleri biraz geri planda bırakıyor. Önceki yapımları izleyenlerin fark etmiş olabilecekleri üzere, sırf farklı görünüm ve gelenekleri sebebiyle bulundukları yerleşkenin yerlileri tarafından aslında faşist saldırılara maruz bırakılan ailenin çizdikleri profil yalnızca sıradan görünmek istemeyen bir ergenin tutumundan daha fazlasını barındırıyor.Günümüz toplumunun kendi bütünlüğünü sağlayayım derken kendilerinden olmayanlara uyguladıklarıbaskıya ayna tutulmasından öte, eski yapımlardabazen de vizyoner aile bireylerinin devrimci davranışlarıyla toplumdan farklılaşabildiklerine yer veriliyor. Mesela büyükannenin bir diğer yan karakter Foster amca ile girdiği diyaloglardan birinde, bir kadının kuralları ihlal etmek pahasına kendisine toplumca biçilmiş rolün dışına çıkma cesaretini gösteriyor oluşu gösteriliyor:

Büyükanne: İlk oyumu 1906’da kullanmıştım.

Foster Amca: İyi ama o dönem kadınlar oy kullanamıyordu ki!

 

Büyükanne: Evet, ama bu beni durdurmamıştı.

 

Sıradan olana bir yergi, marjinal olana bir övgünün ötesinde kendimizi olduğumuz gibi başkalarına ve dolaylı olarak topluma kabul ettirebildiğimiz, inandığımız değerleri şekilcilikten uzak ve zararsızca savunabildiğimiz özgürlükçü bir anlayışın eseri olan hikayesiyle The Addams Family, hayat veren yaratıcısı Charles Addams’a ne borçlu ki ürkütücü tüm öğelerine rağmen içimizi ısıtmaya ve yüzümüzü güldürmeye farklı uyarlamalarla devam edecek umuyorum ki.

 

Yorum Yazın
CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Alt Reklam
yukarı çık
UA-129422814-1